Ummak, bir şeyi istemektir… Yoğun arzu iştahından gelir umut. Umut etmek iğleştirici kapılara aralanmaktan ziyade, acılar yumağında yanıp kavrulmaya yol açar. Umut olmazı oldurmaktan geçer.
Bir cambaz düşünün, seyircisinin alkışını ve becerisi ile emeğinin hakkını almak için bir ip, bir halat üzerinde savunmazsızca metrelerce yüksekte yürüme gayreti gösterir. Hadi, kötü düşünüp düştüğünü okuyalım… Sen misin düşen, sen misin yere çakılıp tuz buz olan, yuh sesleri eşliğinde, umut ipi alkışsızlığa gebe kalır. Ya düşmeseydi kahraman, akrobasi üstadı edasında alkışlanıp ödüllenecekti…